Byzas
Constantinus
Theodosius II
Justinianos I
Mehmet II
Süleyman
Atatürk

Ertuğrul Günay ; T. C. Kültür ve Turizm Bakanı

7 Yedi

Değerli okurlar, “Yedi Tepe Yedi Hükümdarıyla İstanbul”, kitabı hazırlayan Sayın Korhan İslamcıoğlu’ nun deyimiyle “İstanbul’ un İstanbul olmasında baş rolü oynamış yedi kişiyi” ele alan, okuyucuyu onların dönemlerinin öykülerine, efsanelere, geçmişin gizemine, kentin muhteşem mirasına götüren, tarih içinde bir yolculuk…
Bu çalışmanın, aynı zamanda dikkate değer özel bir amacı var; yazar ve mesai arkadaşlarının yaşadıkları yer olan İstanbul’ u tema alan bir ilginç projeyi hayata geçirmek.
Özetle, bugüne kadar, sanat ile zanaat arasındaki hassas çizginin altında kaldığı belirtilen “halının”, bir sanat ürünü olarak hakettiği yeri alması, bu yönde özgün eserler yaratma ve bunu ustalıkla dokumaya yansıtmak amacı ile başlattıkları ifade olunan bir proje.
Projenin esin kaynağı olan yaklaşım, yedi rakamının anlamları, biraz önce değindiğim yedi şahsiyetin dönemlerine ilişkin görkemli tarih sayfaları ilgiyle okuduğum, insanı geçmişin hayallerine götüren öykülerle dolu.
Byzas, Constantinus, Thedosius, I. Justinianos, (ve Theodora), Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, (ve Hürrem) ve Atatürk...
Ve her bölümün sonunda, yukarıda belirttiğim proje kapsamında sınırlı sayıda üretileceği ifade olunan; dönemin özelliklerini, simgelerini, değerlerini yansıtan ürün veya halı tasarımları yer alıyor.
Son olarak halı veya halıcılık kavramlarının düşündürdüğü bazı görüşlerime de burada kısaca değinmek isterim.

En eski el sanatlarından biri olan halıcılık, yüzyıllar boyunca üstün beceri, göz nuru, yaratıcı güç ve güzele ulaşma çabası ile, sayısız sanat ürünü, sayısız eser vermiştir. Sözlük anlamı ile (plastik ve icrai sanatlar gibi) güzel sanatlar tanımı kapsamında veya plastik sanatlar müze veya galerilerinde yer almasa da, halıcılık heyecan uyandıran, güzele ulaşan bir sanat dalı olarak dünya sanatında ve müzelerde çok özel bir yere sahiptir.
Ancak, bir el veya geleneksel dokuma sanatı olarak yüzyıllara dayanan halıcılık, giderek ticaretin, piyasa talebinin yönlendirdiği seri üretim niteliğinin ağır bastığı bir sektör durumuna geldi.
Bu değişim, elbetteki halıcılığın bir el sanatı olarak gerilemesi, kayba uğraması kaygılarını, dolayısıyla geleneksel değerlerinin korunması, güzele ulaşma yönünde yaratıcı güçle, özgün eserler üretilmesi çabalarını, yeni arayışları ve girişimleri beraberinde getirecekti…
“7 Tepe 7 Hükümdarıyla İstanbul” kitabı ile getirilen projenin de, bu yönde bir çabanın ürünü olduğu inancı ile, içten başarı dileklerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Başaran Ulusoy
TÜRSAB Başkanı

 

 

7 TEPE 7 HÜKÜMDAR; İSTANBUL

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan halı sanatı, yaşantımızda ekonomik, sosyal ve kültürel olarak çok önemli bir yer tutar. İnsanoğlunun doğaya karşı korunma ve doğayı kendine uydurma mücadelesinin ilk ürünlerinden olan halı, insanın sevdiği desenleri ve renkleri kullanması ile özgünleşerek bir sanat dalı olmuştur.
Gerek bizde gerekse doğuda evlerin en önemli dekorasyon eşyası halı ve kilim olmuştur. Yünü kırpmasından, eğirmesinden, kök boyayı elde etmesinden, tezgâhta düğüm sayısına varıncaya kadar halı, gerçek bir sabrın ve özenli bir çalışmanın ürünüdür. Anadolu kültüründe kızların çeyizlerine koydukları halı desenlerinin onların ruhunun aynası olarak görülmesinin, bu sanatın Anadolu’nun sosyal yaşantısı açısından önemini anlattığını düşünüyorum.
Türklerin geleneksel sanatı olan halı, sanat tarihimizde haklı olarak seçkin bir yere sahiptir. Türk halı sanatı, Türk tarihinin akışı içinde biçimlenmiştir. Türk halısının teknik özellikleri, düzenli ve sürekli gelişmesinin en büyük dayanağı olmuştur. Dünya Tekstil tarihinde, yaklaşık 3000 yıldır temel yapısı değişmeden bugüne kadar önemini yitirmeyen, tek ürün el dokusu halıdır. Halı değerli bir sanat eseri olarak sarayları, mabetleri ve şatoları süslemiş, ressamların tablolarına konu olmuştur.


7 tepe, 7 hükümdar; İstanbul adlı çalışmanın Türk kültür tarihi açısından çok özel bir çalışma olacağını düşünüyorum. Kuruluşundan, Cumhuriyet dönemine kadar olan sürede İstanbul’a emeği geçen 7 hükümdarın, dönemlerinin sanat üslupları içinde değerlendirilerek, her biri ayrı desenlerle tasarlanması, tarihin bu kıymetli sanat dalı ile dile getirilmesi olacaktır. Halının bir sanat eseri olduğunun vurgulanacağı bu başarılı çalışmada, tez-hip sanatçılarından, tezgâhta dokuma yapan herkesin emeği büyüktür.
Bu duygularla önemini hiç yitirmeden yüzyıllardır süre gelen bu kültürümüze farklı bir bakış açısı kazandırma ve yaşatma konusunda verdiğiniz emeği takdirle karşılıyor, çalışmanızda katkısı bulunan herkesi saygıyla selamlıyorum.

Ertuğrul Günay
T. C. Kültür ve Turizm Bakanı

*************************************************************

Başaran Ulusoy
TÜRSAB Başkanı